PHOTO-2026-06-09-17-03-22-4-1296x700 (1)

 

Uzun yıllardır Alevilik yolunda hizmet veren Ali Coşkun, Muharrem Ayı’nın Alevi-Bektaşi inancında özel bir yere sahip olduğunu belirterek, bu dönemin Ehl-i Beyt sevgisinin, sabrın, paylaşmanın ve hakikate bağlılığın yeniden hatırlandığı günler olduğunu ifade etti.

 

Kerbela’da yaşananların asırlardır gönüllerde taşınan bir acı olduğunu dile getiren Coşkun, İmam Hüseyin ve yol arkadaşlarının zulme karşı sergilediği duruşun bugün de insanlığa ışık tuttuğunu vurguladı.

 

“Kerbela, haksızlığa boyun eğmemenin ve hak bildiği yoldan dönmemenin adıdır” diyen Coşkun, Alevi inancının temelinde yer alan Ehl-i Beyt sevgisinin ve On İki İmamlar’a bağlılığın Muharrem mateminin de özünü oluşturduğunu kaydetti.

 

On İki İmamlar’ın Alevi yolunun manevi rehberleri olduğunu belirten Coşkun, bu büyük şahsiyetlerin adalet, ilim, irfan ve insan sevgisini temsil ettiğini söyledi. Muharrem ayında tutulan orucun yalnızca bir matem geleneği olmadığını ifade eden Coşkun, bunun aynı zamanda nefsi terbiye etmeyi amaçlayan manevi bir ibadet olduğunu dile getirdi.

 

 

Muharrem sürecinde yerine getirilen saka suyu hizmetinin de Kerbela’da susuz bırakılan İmam Hüseyin ve Kerbela şehitlerinin hatırasını yaşattığını belirten Coşkun, bu geleneğin Alevi-Bektaşi inancının önemli ritüellerinden biri olarak günümüze kadar ulaştığını söyledi.

Horasan’dan Balkanlar’a uzanan geniş coğrafyada Muharrem mateminin yüzyıllardır yaşatıldığını ifade eden Coşkun, aşure lokmasının da farklılıklar içinde birlik ve beraberliğin en güçlü sembollerinden biri olduğunu vurguladı.

 

Açıklamasının sonunda Muharrem Ayı’nın taşıdığı evrensel değerlere dikkat çeken Ali Coşkun, “Kerbela’dan yükselen hakikat çağrısı bugün de insanlığa yol göstermeye devam ediyor. Muharrem; sabrın, paylaşmanın, kardeşliğin ve insanlık onurunun ayıdır. Tuttuğumuz oruçların, yapılan ibadetlerin ve paylaşılan lokmaların Hak katında kabul olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.